Menderes Hakkında

MENDERES haritaMenderes İlçesi, ilimizin güneyinde yer alan, Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü, yüzölçümü 788,66 km2, yüksekliği 64 metre olan toprakları verimli, 40 km’ lik sahil şeridinde birbirinden güzel kıyı, koy, turistik işletme ve tesisleri ile İzmir İlinin güzel ve potansiyeli yüksek turistik bir ilçesidir. Menderes İlçesi karayolu ile İzmir İl merkezine 20 km mesafededir. İzmir/Aydın demiryolu ve karayolu ilçe sınırlarından geçmektedir.
 
Kuzeyinde Gaziemir, güneydoğusunda Torbalı vardır. En yüksek yeri Çatalkaya ve Gümüşsu Dağlarıdır. Batıda küçük tepeler halinde Sandı Dağları vardır.
 
Menderes’in tarihçesi Roma devrine kadar uzanmaktadır. Bazı kalıntıların incelenmesinden anlaşıldığına göre ilk toplu hayat Bizans devrine aittir. Polis Hora Ayena adlı iki büyük şehir vardır. Bu iki şehir Taşköprü ile birbirine bağlanmıştır. Bu olay 600 yıllarına rastlar. 1071 Malazgirt savaşından evvel birçok Selçuklu Beyi, önce doğu sonra batı Anadolu’ya yerleşmişlerdir. Savaştan sonra yerleşme daha da hızlanmıştır. Yeni, köy ve şehirler kurulmuştur. Anadolu Beylikleri zamanında her iki köyü zapteden Aydın Oğulları’ndan Cüneyt Bey’e izafeten yeni kurulan köye Cüneydabat adı verildiği sanılmaktadır.
 
14. yüzyıl ortalarında memleketini genişleten Karasi Beyliğini ilhak eden Orhan Gazi’nin, tesir ve nüfusu İzmir’e kadar yayılmıştır. O tarihten itibaren Menderes belli bir köy olarak tanınmaya başlamıştır. 14. yüzyıl sonlarında Yıldırım Beyazıt İzmir’i ele geçirmiş ve Menderes çevresinde kendisini tanıtmış olan Cüneyt Bey’in babası İbrahim Ağayı İzmir’e subaşı olarak atamıştır. Yıldırım Beyazıt’ın seferden sefere koşması İzmir’in Rodos şövalyelerinden iyice temizlenmesini engellemiş ise de, Timur sonuca ulaşmıştır.
 
1402-1403 kışını bu çevrede geçiren Timur, İzmir yakınlarına gelerek şövalyelerin başı olan Gulliame ve Muni’den şehri boşaltmalarını istedi. Red cevabı üzerine şehri işgal etti. 1403 yılının ilk günlerinde İzmir, Timur’un eline geçti. Timur, Orta Asya’da yapacağı savaşlar için buradan ayrılırken eski topraklarını Aydınoğulları’na iade ettiyse da önceden Yıldırım Beyazıt tarafından subaşı olarak tayin edilen İbrahim Ağa’nın oğlu Cüneyt Bey sahneye çıktı. Cüneyt Bey Poliahora (bu ad sonradan Ballı Kaya diye anıldı) denilen yere bey olarak tayin edildi. Babasının ölümü ve Timur’un burayı terk etmesinden yararlanıp, Edirne’de hüküm sürmekte olan Yıldırım Beyazıt’ın oğlu Süleyman Çelebi’den de yardım görerek, Aydınoğullarını İzmir’den uzaklaştırdı. 
 
1405-1406’dan sonra hamisi isyan ettiği için tevkif edilip Rumeli’ne sürüldü. Daha sonra bir fırsatını bulup tekrar İzmir’e geldi. Mehmet, bütün kardeşlerini saf dışı ederek Osmanlı saltanatını ele geçirdikten sonra Cüneyt’e karşı harekete geçerek 1415 yılında İzmir’i kuşattı. On günlük bir kuşatmadan sonra Cüneyt Bey İzmir’i terk ederek Bizans’a sığındı. Bizanslılar kendisini hapsettiler ve ellerinde bir koz olarak kullanmaya başladılar. Mehmet Çelebi’nin, İzmir’i istilasında kendisine Rodos Şövalyeleri ne Midilli prensi de yardım etti. Çünkü Cüneyt Bey’den onlar da yılmışlardı. Cüneyt Bey Bizans’ta hapis kaldığı sürece boş durmadı. Çelebi Mehmet’in ölümünden sonra da bu isteğine kavuştu. Bizans tarafından tahliye edildi. Çünkü Cüneyt Bey, Bizans’ta hapis kaldığı sürece Genç Osmanlılar devamlı seferden sefere koşmuşlardı. Bu durum Bizans’ın hiç işine gelmiyordu. Bu sebeple tahliye edilen Cüneyt Bey Düzmece Mustafa hareketine katıldı. Daha sonrada 1422 tarihinde İzmir’e gelerek bir süre tekrar buraya hakim oldu . 1424 veya 1426 tarihinde İzmir’e gelerek bir süre tekrar buraya hakim oldu. 1424 veya 1426’da II. Murat tarafından yakalatılarak oğluyla beraber idam edildi. Bugün Karacaağaç’ta mezarı bulunmaktadır. Bundan sonra İzmir, dolayısıyla Menderes daimi olarak Osmanlı himayesine katılmıştır. Cüneyt Bey olduğu sıralarda, kendi adıyla anılan bir de cami yaptırmıştır. Mehmet Çelebi, Cüneyt Bey’i ortadan kaldırmak istediği sıralarda, Cüneyt Bey adını unutturmak için; Menderes’in güneyinde, bugün harabe olan ve yıkık minaresi olan camiyi yaptırmıştır.
 
Bu bölgenin adını Cuma Tesmiye koymuştur. Cüneyt Bey’in, Sinan Fakı adlı kadısı varmış. Bu kadı hayli işler başarmış. Kadı efendi Menderes ile Gölcükler arasında kendi adıyla anılan bir köy kurmuş. Bu köyün halkı, veba salgını sonucu tümüyle ölmüş. Köyde bakımsız kaldığı için harap olmuştur. Bugün kalıntıları vardır. Rodos’un fethine çıkan Kanuni Sultan Süleyman’ın orduları bir süre Menderes’te konaklamıştır. Tertip ve düzeni burada kararlaştırmıştır. BU sırada bölgeye Cem Ovası denildiği kayıtlardan anlaşılmıştır. 9 Eylül 1922’de İzmir ile birlikte düşman işgalinden kurtarılmış ve CUMAOVASI adını almıştır. 3 Haziran 1988 tarihinde adı değiştirilerek "MENDERES" olmuş ve ilçe haline getirilmiştir.